|
||||||||||||||||||||||||
Bodrum'da Deniz taşımacılığından yararlanılarak; ticaret, ticari ilişkiler ve medeniyet gelişti, kültür arttı ve bu topraklar tarih boyu orduların uğrak yeri oldular. Bir zamanlar, kara yolculukları kervancılıktan biraz daha geliştiğinde, denizaşırı ticaretin boyutları, tarihi Ege kıyılarındaki bir çok şehrin kurulmasını ve korunmasını gerektirdi. O zamanlar yük gemileri, bugünkü keyfi gemi yolculuklarının rotalarında, kıyıya iyice yakın seyrediyorlardı ve rüzgâr çıktığında, rahatlıkla koylara sığınabiliyorlardı. Bu yörede tarih boyunca şehirler kurularak, denizciler barındı. Özellikle de Knidos, bugünün Datça'sının yakınlarından, Lorima Yarımadası'nın ucunda bulunan geçen gemilerin mecburen ikmal yaptıkları ve kıyıdan yukarılara doğru yelken açmadan önce, şiddetli kuzey rüzgârının dinmesini bekledikleri bir noktaya taşındı. Zamanla, yaşamlarını deniz ticaretinden sağlayan sayısız Helenistik şehrin bütün direnmelerine karşın, kıyılar dolarak sığlaştı, bu sitelerin önemleri ve deniz ticaretleri giderek azaldı. 15-25 metrelik ticaret gemilerinin çağı yakın zamanlarda sona ermiştir. 25 yıl kadar önce ticari taşımacılığın çoğu böyle yerli yapı ahşap teknelerle sürdürmekteydi. Yol boyunca zevkle seyredilen manzaralardan dolayı, bu deniz yolculuğunun adına modern bir Türk deyişle "Mavi Yolculuk" denilmektedir.
Turkuaz kıyılar, kuzeyde Kuşadası'ndan güneyde antalya'ya kadar yaklaşık 350 deniz milidir. Birbirine karışmış kıvrım kıvrım kıyılar, uzunluğu iki kez artırır. Hem körfezin karşısında ve her burnun etrafında ya yeni bir koy uzanır veya küçük bir köy, ya da antik bir site yer alır. Bodrum'dan çevreye kalkan gezi amaçlı tarifeler çok çeşitlidir. Bodrum yarımadasının kuzey ucundaki ıssız Güllük Körfezi'nde, düzinelerde metruk koy boyunca gümrah ormanlar kayalık kıyılara doğru alçalır. Ziyaretçiler, sayısız metruk koyun ağaçlıklı yamaçlarında otlayan keçi sürülerinin boyunlarındaki çanların seslerini duyar. Güllük Körfezi'nden yalnızca bir kaç kilometre içerilerde antik Didim harabeleri ve Iasos yer alır. Doğuştan denizci konuklar buralardaki harabelerin arasında demir atar, yerel denizcilerin yakaladığı balıkları birer birer tadarlar. Bodrum'dan güneydoğuya doğru, Güllük'ten daha çok tanınan Gökova Körfezi yeralır. Gökova'nın sayısız koyları, birer birer, kendilerine has keyiflerin türlerini sunarlar. Deniz kenarındaki köy ve tavernalar daha kalabalık ve canlı birer atmosfere sahiptirler. Gökova'nın içindeki bir ada üzerinde kurulu antik Keramos şehri kalıntıları da ayrıca ünlüdür. Kleopatra kumsalının, Kleopatra ve sevgilisi Antonyüs için Mısır'dan getirtildiği rivayet edilir. Gökova'nın güneybatı ucunda, bir zamanların en büyük şehri ve antik çağın en büyük heykeltraşı Preksiteles'in vatanı olan Knidos'un kalıntıları yer alır. Bugün Knidos'a ancak deniz yoluyla ulaşılır; binlerce yıl öncesinde de olduğu gibi, bu tarihi liman yatları barındırır.
Gökova Körfezi'nin ardında güneyde antalya'ya doğru kıyı 200 mil uzanır. Datça Yarımadası'nın uzun burnunun altındaki Hisarönü Körfezi'nde, doğuştan denizci konukların keşfedebilecekleri yüzlerce koy ve ada bulunmaktadır. Hisarönü'nün ardında yeralan ünlü Marmaris'in geniş koyunda, Türkiye Egesi'nin en büyük otelleri ve marinası yer alır. Marmaris'ten Antalya'ya kadar uzanan kıyı, olağanüstü güzellikleri gözler önüne serer. Karetta Kaplumbağaları'nın son yuvalandıkları yer olan İztuzu kumsalı yemyeşil Dalyan'ı korur. Nehrin ağzındaki kumsalın karşısında bulunan küçük teknelerin getirdikleri konuklar ünlü Kaunos harabelerini ziyaret ederler. Körfeze iyice sokulmuş Göcek Köyü ile gürültülü Fethiye Limanı, Fethiye Körfezi'nin içindedirler. Fethiye'nin güneyindeki Ölü Deniz'in çakıllı kumsalı, benzeri görülmemiş güzellikteki küçük limanı korur. Küçük birer köy olan Kalkan ve Kaş'I ziyaret edenler, batık şehri ve Osmanlı Kalesi'ni görme şansını elde ederler. Mavi yolculuğun son durağı Antalya'dır. Konuk tekne burada eski kasabanın gölgesine demir atar. İçindeki ziyaretçiler de Türkiye'nin en büyük ve en ünlü yazlık şehirlerinden birinin gece yaşamından ve eğlence türlerinden örnekler yaşarlar. Bir çok uğrak limanının büyüleyici ve pırıl pırıl güzelliğinin yanısıra, Mavi Yolculuk sırasında, gulet tipi özel yapıdaki tekne ile pek çok yer gezilip görülebilir. İtalyanca'daki "gouletta" sözcüğünden gelen "gulet"ler, geleneksel Akdeniz yelkenli teknelerinin çağdaş uyarlamalarıdır. Ege çamından yerel olarak inşa edilen guletin, geniş kaburgalı bir güvertesi ve geniş hacimli kabinleri vardır. Kaptan, aşçı ve tayfadan oluşan mürettebatı ve doğaya uyumlu görüntüsüyle guletler, turkuaz kıyıların keyfini çıkartmak için idealdir.
Ege'nin Türk kıyıları, doğası, tarihi ve konukseverliği ile, benzer yörelerden farklıdır. Buralara kolayca gelinebilir. Geldikten sonra da, modern dünyanın dert ve kederlerinden uzaklaşılır. Antik tarih, tenha koylar ve zamanın dışında kalmış köyler Şehirlerin itiş kakışından ve telaşlı sayfiyelerden yalnızca kısa bir mesafedeki bu yerler, en yorgun konukların bile, biraları gelerek keşfetmelerine fırsat verir. Mavi Yolculuk, bir başka yerde asla görülemeyecek keşifler yapılacağını garanti eder. SİZLERDEN GELEN YORUMLAR
|
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||